|
|
|
COPYRİGHT; BU SİTEDEKİ BÜTÜN YAZILAR EĞİTİM AMAÇLI KULLANILABİLİR
|
|
 |

kendi başarı ve mutluluğunu kendin yarat
NLP ile ilgili en sık kullanılan tanımlardan biri, NLP'nin "insan mükemmelliğinin modellenmesi" diye geçmesidir. Yani, bir insan bir şeyi başarabiliyorsa, o insanın o şeyi zihninde ve fiziksel olarak nasıl yaptığını bulabilir ve kendimize aktarabiliriz. Böylelikle insan, mevcut potansiyelinin sınırlarını zorlamaya başlayacaktır. Aslında, daha doğru bir ifadeyle, çok küçük bir kısmını kullandığı beyninin daha fazlasını kullanabilecektir. Bunu yapmak için yaşadığımız tecrübelere bakarız ve bu tecrübelerimiz sırasında zihinle beden arasında gelişen programları araştırırız. Burada;
- NLP bir davranış biçimidir: Merak ve macera duygularınca biçimlendirilmiştir… Yaşama az rastlanan bir ögrenme fırsatı olarak bakar… İnsanları etkileyen iletişim biçimleri ve neyin ögrenmeye değer olduğu konularında ustalaşmayı amaçlar.
- NLP bir yöntemdir: Her davranışın bir yapısı olduğu önermesiyle yola çikar. Bu yapı ögrenilebilir, değiştirilebilir ve modellenebilir. Hangi davranışların faydalı ve etkili olduğunu anlamaksa algısal yeteneklerimize bağlıdır.
- NLP bir teknolojidir; NLP'yi ögrenen kişinin algılarını ve bilgilerini bir zamanlar imkansız görünen sonuçlara ulaşmak için organize edebilmesini sağlar.
Ayrıca aşağıdakine benzer diğer tanımlamalar da vardır;
- NLP mükemmelliğin bilimi ve sanatıdır. - NLP kişinin kendisiyle ve diğer insanlarla iletişimidir.
- NLP değişim sanatıdır. - NLP, beynin kullanma kılavuzudur.
- NLP, başarının teknolojisidir.
Burada;
Neuro: Yaşamdaki tecrübelerimizin sinir sistemimiz sayesinde 5 duyumuzla algılanması ve işlenmesidir.
Linguistic: Sinirsel temsillerin kodlandığı, sıralandığı ve anlama kavuştuğu dil ve sözsüz iletişim sistemleridir.
Programming: Belirlenmiş hedeflere ulaşmak için iletişimimizi ve sinir sistemimizi organize etmektir.
Zihin ya da Bilinçli Akıl Dediğimiz Şey
NLP'nin ilk dönemlerinde yazılan (Using Your Brain for a Change, 1985 - R. Bandler - Değişim İçin Beyninizi Kullanın, Alfa Ya yınları, 1999) bazı kitaplar değişimin odağına "düşünceyi" almışlardır. Bu anlamda NLP bir bilişsel-davranışsal (cognitive-behavioral) bir model olarak görülebilir. Buradaki "düşünceyi" oluşturan bileşenler olarak
- Sözcükleri, - İç konuşmaları, - İnançları, - Görselleştirmeyi alabiliriz.
NLP bu tanımla yetinmemiştir. 5 duyumuzla düşündüğümüzü de bulmuştur. Bizler düşünceyi 5 duyumuzla oluşturur, saklar ve yeniden çağırırız. Bunlara (Modalities) biçemler ve bunları oluşturan parçalarada (sub-modalities) alt-biçemler denir. Biçemler şunlardır;
V - Visual ' Görsel, A - Auditory ' İşitsel, At - Auditory tonal ' sesler - müzik, Ad - Auditory digital ' Sözcükler, K - Kinesthetic ' Dokunsal, Kv - Kinesthetic visceral ' İç organlarda his se dilen duygular. , Kt - Tactile ' Dokunma-basınç , Km - Meta ' Duygular, O - Olfactory ' Kokusal , G - Gustatory ' Tatsal
Biz farkındalığımıza bu duyularla ulaştığımız için, bu duyuları programlama dili olarak kullanırız. Böylece tecrübelerimizi anlayabilir, modelleyebilir ve aktarabiliriz. İngiliz antropolog Gregory Bateson tüm bu çalışmaları yaparken bu noktayı atlamıştı. Bunu bulan NLP'nin kurucuları Bandler ve Grinder'dır.
Bandler ve Grinder, zihnin, tecrübenin ve kişiliğin bu modelde oluştuğunu ve zihnimizde yarattığımız iç temsil sistemlerinin bu süreçte anahtar rol oynadığını anladılar. Böylece 1880'ler de Wundt'un geliştirdiği ve psikolojide kullanılan introspektif modelin ötesine geçtiler.
Düşüncenin bileşenleri bir kere çözüldükten sonra, tüm düşüncelerin subjektif olduğu ve kişinin algı filtrelerinin bir sonucu olduğu da anlaşildı. Böylece kişiyi kısıtlayan ve ona zarar veren tüm düşünceler de yeniden düzenlenebilirdi. Buradan iki noktaya ulaştılar. Düşünce dediğimiz şey modalitelerden oluşuyorsa, modalitelerde sub-modalitelerden oluşuyordu. Yani sub-modaliteleri değiştirerek düşüncenin değiştirilmesi mümkündü. İkinci nokta şuydu: Düşünceler belli bir sırada tekrarlanan modalitelerle oluşuyordu. Buna stratejiler adını verdiler. Her strateji de TOTE modelindeki bir sibernetik sistemde harekete geçiyordu. Bu modelde her davranışı oluşturan düşünce (ler) yeniden programlanabilirdi.
Önce altbiçemlerin ve stratejilerin nasıl doğru anlaşılabileceğini araştırdılar. Sonra başarılı insanların ve dahilerin stratejilerini çözdüler. Sonra da modelleme yoluyla bunları diğer insanlara nasıl aktaracaklarını buldular. Tüm burada anlatılanların ortak bir mekanizmasını oluşturursak, yani dil-ruh hali ve temsil sistemlerini birleştirirsek şöyle bir sonuca ulaşırsınız;
Burada anlatılanları biraz daha pratiğe taşımak istersek şunu söyleyebiliriz. Biz dünyaya doğrudan müdahalede bulunmayız. Zihnimizde yarattığımız farklı kategorilerdeki dünya modelimize göre (haritamız) müdahalede bulunuruz. Yani gerçek dünyaya tepkide bulunmak yerine, kendi gerçeklerimize göre yaşarız. Bu ikisi arasındaki fark ne kadar büyükse o kadar çok sorun yaşarız. Kendi bilincimizin şartlamaları, filtrelerimizin şartlamalarıdır bunlar. Bu problemler farklı seviyelerde olduğu için çözümleri de farklı seviyededir. NLP'de bu çözümler 7 ayrı kategoride işlenir.
1. Çatışan Kısımlar:
Kişinin kendi iç çatışmalarıdır. Bir tarafınız "kalk şu işi bitir" derken, diğer bir tarafınız "boşver yarın yaparsın" der. Burada ilk sayıda anlatılan reframing türü yöntemler kullanılır. İnanç boyutundadır.
2. Kimlik:
Bu boyut daha üst seviyededir. Kişinin kendini sevmesi, kendine güveni, yaşam rolleri (baba, anne, müdür, evlat, ögretmen vb) bu konudaki problemlerdir. 21-25 yaş döneminde kimliğimiz artık oluşur. Kendimize ait değer ve inançlarımız temelde oturmuştur. Bu değer ve inançlar bizi kısıtlıyorsa bunları değiştirebiliriz. Bu konuda kullanılan 15 temel kalıp vardır. 100'e yakında bunların çesitlemeleri. Bu tür uygulamalar, bireysel uygulamalarda benim biraz daha fazla vaktimi alır, çünkü kimlik, kişisel geçmişin, değer ve inançların ve meta-programların oluşturduğu bir bütündür. Ama bunların hepsi değiştirilebilir. Bireysel uygulamaya gelen ve geldiğinde insanlara saati sormaktan çekinen pek çok kişi şu anda 180 derece değişmiş durumdalar.
3. Ruh Hali:
Sinir sistemimizde yanlış ögrenmeler sonucu oluşur. Kendimizi durduk yere kötü hissederiz. Bazen çok basit olaylar kontrolümüzü kaybetmemize neden olabilirler. Oysa tüm ruh halimizi dışardaki olaylardan bağımsız olarak kontrol edebiliriz. Bunun için 3 duyumuzu kontrol etmemiz yeterlidir. Görüntüleri (zihnimizde yarattığımız görüntülerin alt-biçemlerini değiştirebiliriz). Sesleri (iç diyaloğumuzu değiştirebiliriz) ve duygusal tepkileri (anchor ve swish ile) değiştirebiliriz. Bunun üçünü birlikte yaparsanız hiç bir şey canınızı sıkamaz.
4. Dil:
Kullandığımız dili değiştirerek de kendi programlarımızı değiştirebiliriz. Yüzey yapıdaki bizi kısıtlayıcı silme, bozma ve genellemelerden kurtulmak, zihnimizde problemleri nasıl dil aracılığıyla yaptığımızı bularak, dilin oluşturduğu genellemelerden kurtulabiliriz.
5. Düşünme Kalıpları:
Meta Programlar ve Bilişsel Bozmalar: Düşünce kalıplarımızı oluşturan programları değiştirebiliriz. 50'nin üzerinde meta-program mevcuttur. Bunlar beynin bilgisayar programları gibidir. Windows veya Dos gibi düşünebilirsiniz. İçine hangi içeriği koyarsanız koyun fark etmez. Sizi kısıtlayanlardan kurtulabilirsiniz.
6. Anlam:
Beynimiz her şeye bir anlam verme eğilimindedir.Bu şekilde her tür olayı kategorize ederiz. Böylece her seferinde tek tek düşünmek zorunda kalmaz, benzer olaylara karşı benzer tepkileri veririz. Zihnimizde olaylara verdiğimiz anlamları değiştirirsek davranışlarımızı da değiştirebiliriz.
7. Stratejiler:
Yetenek boyutundadır. Bazı insanlar niye daha çok çalışırlar, sabah erken kalkarlar, daha soğukkanlı olurlar, daha iyi futbol oynarlar vb. Tüm bu yetenekler zihinde doğru modelde organize edilen düşüncelerin bir sonucudur ve bilinç seviyesinde değildir. Bunları modelleyerek tüm bu yetenekleri kısa sürede kazanabiliriz.
Konferanslar ve seminer çalışmaları
Beden dili
Etkili iletişim
Motivasyon
Aile içi iletişim
Etkili ikna
Ruhsal zeka
Değişim ve gelişim
Gençleri anlamak
Mutlu evlilik
Kadınlar ve erkekler
Temsil sistemleri
Meta programlar
Düşünce gücü
+90 505 241 88 51
hasan.karabas@gmail.com
yalovadiksiyon@gmail.com
www.hasankarabas.tr.gg
www.diksiyon.tr.gg
www.yeninlp.tr.gg
İstediğiniz başarı ve mutluluğu elde etmek için Hasan KARABAŞ ile birebir eğitim yolculuğuna çıkabilirsiniz.
hasan.karabas@gmail.com
adresine bir mail göndermeniz yeterli |
|
 |
|
|
|
BİRE BİR SİYASAL HİTABET VE SİYASAL İLETİŞİM EĞİTİMİ ALMAK İSTEYENLER
İÇİN YENİ BİR FIRSAT DAHA. İSTEYENLERE BİRE BİR SİYASAL HİTABET VE SİYASAL İLETİŞİM EĞİTİMLERİ VERİYORUZ.
BİZE BİR MAİL GÖNDERİN. HAYATINIZ VE KONUŞMANIZ DEĞİŞSİN. |
|
|
Mahkeme salonunda, seksenlerindeki yasli ciftin durumu icler acisiydi. Adam inatci bakislarla suskun, Nine'nin aglamaktan iyice cukurlasmis gözleri ve keskin cizgileriyle bitkin bakislari süzüyordu etrafini...Ve Hakimin tokmak sesiyle sustu ugultu ve tok sesiyle, sözü yasli kadina verdi, hakim...
"Anlat teyze neden bosanmak istiyorsun...?"
Yasli kadin derin bir nefes cektikten sonra bas örtüsüyle agzini aralayip,
kisilmis sesiyle konusmaya basladi...
"Bu herif yetti gayri, 50 yildir bezdirdi hayattan..."
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda... Sessizlik bu tür haberleri her gün manset yapan gazetecilerden birinin flasiyla bozuldu, kimbilir nasil bir manset atacaklardi, yasanmis 50 yilin ardindan...Cok sayida gazeteci izliyordu davayi, kadin neler diyecekti..Herkes onu
dinliyordu.. Yasli kadinin gözleri doldu...Ve devam etti...
"Bizim bir sedef cicegi vardi, cok sevdigim...O bilmez...50 yil önceydi.. O cicegi bana verdigi ciceklerin arasindan kopardigim bir yapragi tohumlamistim, öyle büyüttüm..Yavrumuz olmadi, onlari yavrum bildim...Bir süre sonra cicek
kurumaya basladi. O zaman adak adadim... Her gece günes acmadan önce bir
tas suyla suluycam onu diye...Iyi gelirmis dedilerdi...50 yil oldu, bu herif bir gece kalkip bir kere de bu cicegi ben sulayim demedi... Taki gecen geceye kadar...o gece takatim kesilmis..uyuyakalmisim...Ben böyle bir adamla 50 yil gecirdim... Hayatimi, umudumu herseyimi verdim...Ondan hicbirsey göremedim..Bir kerecik olsun, benim bildigim görevlerden birisini yapmasini bekledim.... Onsuz daha iyiyim, yemin ederim."
Hakim, yasli adama dönerek ;
"Diyecegin bir sey var mi baba" dedi.
Yasli adam bastonla zor yürüdügü kürsüye, o ana kadar suclanmis olmanin
utangacligini hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi.
"Askerligimi, reisicumhur köskünde bahcevan olarak yaptim, o bahcenin görkemli görünümüyle büyümesi icin emeklerimi verdim... Elifimi de orada tanidim...Sedefleri de... Ona en güzel ciceklerden buketler verdim...O ciceklerle doludur bahcesi...Kokusuna taptigim perisan eder yüregimi...Ilk Evlendigimiz günlerin birinde boyun agrisindan onu hekime götürdüm...
Hekim cok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kirec sertlesir,
kötülesir dedi..Her gece uykusunu bölüp, uyansin, gezinsin dedi... Hekimi
pek dinlemedi, bizim hatun...lafim gecmedi... O günlerde tesadüf bu cicek
kurudu...Ben ona gece sularsan gecer dedim..Adak dilettim...Her gece onu uyandirdim. Ve onu seyrettim... O sevdigim kadinin yavrusu bildigi cicekleri sularken seyrettim...Her gece o cicek ben oldum...Sanki...Ona bu yüzden tapabilirdim..." dedi adam o yastaki bir adamdan beklenmeyecek
ifadelerle...
"Her gece O yattiktan sonra uyandim... Saksidaki suyu bosalttim... Sedef gece sulanmayi sevmez, hakim bey..Gecen gece de... Yaslilik.. Ben de uyanamadim.. Uyandiramadim...Cicek susuz kalirdi amma , kadinimin boynu yine azabilirdi... Suclandim..Sesimi cikartamadim..."
O an Mahkeme salonunda hersey sustu...
|
|
|
 |
|
| |
|
|