
Bazen öyle anlar gelir ve bu anlarda öyle şeyler söylenir ki, ölüme güldürerek gitmek diye buna denir. Allah korusun demekten başka birşey gelmiyor dilimize.
-Ohooo,doktorun her dediğini yapmaya kalksak açlıktan ölürüz birader. Hadi yiyin,yiyin. Afiyet olsun!
-Abi,ben bu arabayla gözü kapalı 180 yaparım be!
-Baksana, nötr olan tel bu muydu?
-Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik, biliyon mu? Çok konuşma da kes şu mavi teli.
-Sayın seyirciler şimdi gösterimin en nefes kesici numarasını yapacağım; Aslanın ağzına başımı sokuyorum....
-Arkadaş, ben denizde büyüdüm. Şimdi sana 30 metre dipten kum çıkarayımda gör.
-Teleferikten korkacak ne var hayatım, sen hiç gazetelerde teleferik kazası okudun mu?
-Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalm...
-Korkacak bir şey yok yahu. Bu saatte tünelden tren geçmez.
-Şu önündeki arabanın fren lambaları neden bu kadar sarı ve parlak?
-Oğlum bu mantarlar zehirli değil. Bak,ben nasıl yiyorum...
-Amma keskin virajmış be.
-Canım! Ne şirin köpeksin sen!
-Vay beee!..Ne kadar da yüksekmiş bu bina! insanlar...arabalar... buradan karınca gibi gözüküyo.
-Aklınca beni kandıracan dimi? Elindeki tabancanın oyuncak olduğunu bilmiyormuyum sanki?
-Bu virajın ülkemiz icin hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, hafriyat çalışmalarını başlatacak ilk dinamiti patlatmak üzere düğmeye basıyorum...