HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK

Türkiye'nin asıl gündemi geçim derdidir

Türkiye
10 Ağustos 2010 Salı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Yalova İl Başkanı Yüksel Durak Anayasa referandumuna odaklanan sıcak gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.

Vatandaşın asıl gündeminin referandum değil, geçim derdi olduğunu ifade eden Yüksel Durak, Türkiye'de yapılması gereken öncelikli işin vatandaşın karnını doyuracak sosyal devlet kurallarını hayata geçirmek olduğunu söyledi.

Yüksel Durak şöyle konuştu: "Tarım kesimi bitmiş vaziyette. Hayvancısı, ormancısı, işçisi bitmiş vaziyette. Memuru aldığıyla geçinemiyor, hepsi bitmiş durumda. Sen bana bir tane kurum ve kuruluş göster ki halinden memnun olsun. Bütün bu manzara ortadayken vatandaşın Anayasa düzelsin, Anayasa referandumunda şöyle yapalım, böyle yapalım demesi mümkün değildir."

Anayasa değişiklik paketinde yer alan Anayasa mahkemesi, HSYK ve Danıştay gibi kurumların yapısını değiştiren düzenlemelerin vatandaş için tali konular olduğunu ifade eden Yüksel Durak, "hükümetin amacı, yargıyı ele geçirerek ülkeyi tek elden yönetmek" dedi.

Yüksel Durak şunları söyledi: "Türkiye'nin asıl gündemi geçim gündemidir. Bir de kredi kartlarıyla beraber insanımız alabildiğine borçlandırılmış. Böyle bir toplumda kalkacak vatandaş, Anayasa Mahkemesi'nin üyelerini Başbakan mı Cumhurbaşkanı mı tespit etsin filancı mı tespit etsin, gündemi bu olacak. Bunlar vatandaş için çok tali meseleler. Artık iktidar tek elden idare edebilmenin görüntüsü içerisinde çok ciddi gayretler sarf ediyor ki bu Anayasa 'evet' oyu alsın ve biz hukukta kendimize göre bir yetki sahası oluşturabilelim."

Türkiye'de yapılması gereken öncelikli işin vatandaşın karnını doyuracak sosyal devlet kurallarını hayata geçirmek olduğunu ifade eden Yüksel Durak, "bu ancak Milli Ekonomi Modeli'nin sosyal devlet projelerinin hayata geçmesiyle mümkün olur" dedi.

Yüksel Durak konuşmasını şöyle sürdürdü: "İşi aşı garanti altına alındıktan sonra vatandaş artık sırtını bir desteğe yaslamıştır, artık ondan sonra geleceğini rahatlıkla düşünebilir. Biz ne yaptık? Biz Türkiye'nin mevcut kaynaklarını ele aldık. Herkes bunları gözden kaçırmaya çalışıyor. Hatırlarsanız biz vatandaşlık maaşını ilk defa biz gündem ettiğimiz zaman bazı partiler bizi, 'yahu nereden bulacak, nasıl yapacak' şeklinde eleştirmeye çalıştılar. Şimdi ise bu vatandaşlık maaşını biz de vereceğiz, noktasına geldiler. Şimdi ne oldu da bu noktaya geldiler? Bizim söyleme gerekçemizle bunların söyleme gerekçesi faklı. Bunların gerekçesi, bizim yapacağımız işin önüne engel olmaktır. Yani olayı saptırmaktır amaçları. Aslında onların vereceği hiçbir şey yok. Çünkü bizim ifade ettiğimiz mantıkla, kaynaklarla olayın içine girip, vatandaşa bir çözüm getirmeleri mümkün değildir."

Yer altı kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Türkiye'nin, bu kaynağı devlet – millet yararına kullanmak yerine yabancı şirketlere verdiğini ifade eden Yüksel Durak, iktidarları döneminde bu kaynakları milletin hayrına kullanıp vatandaşları çileden kurtaracaklarını söyledi: "Bizim şartlarımız şu anda dünyanın en iyi şartlarıdır. Avrupa'da, Uzakdoğu'da, Amerika'da yeraltı kaynakları tükendi. Ama Türkiye'nin yer altı kaynakları henüz bakir. Bakir olan bu kaynakları iktidar maalesef 350 tane ecnebi şirketine peşkeş çekti. Bizim derdimiz bu. Biz devlet–millet ortaklığıyla el ele verip, bu kaynakları milletin hayrına kullanıp vatandaşlarımızı bu çileden kurtaracağız. O zaman bu millete bir Anayasa gerekecektir. İşte o şartlarda millet düşünebilecek. Şimdi karnı aç adamın, sen ona Anayasa'dan bahsediyorsun.

Vatandaşın karnı doyduktan sonra yeni bir anayasanın gündeme gelebileceğini ifade eden Yüksel Durak, 'nasıl bir anayasa?' sorusuna ise şu cevabı verdi: "Memleketimizde yaşayan ne kadar etnik grup varsa onların müşterek değerleri vardır. Müşterek değerler, can emniyeti, mal emniyeti, namus emniyeti, din ve vicdan emniyeti, okuma emniyetidir. Hatırınıza ne geliyorsa... Bu müşterek değerleri Anayasal zemine kavuşturup herkes için eşit hale getirmemiz lazım. Yapılacak yeni Anayasa'nın ruhu da bu olacak. Onu da bir iktidar değil, sivil kanaat önderleri yapacak. İlim adamları, iş adamları, sivil toplum kuruluşları ve etnik gruplar devreye girecek ve bütün bunların kanaatleri alınarak müşterek bir zeminde buluşulup inşallah bu Anayasa yapılacak. Herkes de bundan razı olacak."

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.


reklam
reklam