
Eğitim İş Yalova İl Temsilciliği adına Ferhat Özgen, yeni öğretim yılına girerken eğitimin durumunu yorumladı.
Özgen şunları anlattı;
"2010 / 2011 Eğitim Öğretim yılı geçen hafta okul öncesi, bu hafta da ilköğretim, ortaöğretim ve üniversitelerimiz açısından başlamış bulunmaktadır.
Üniversitelerimizden başlarsak, YÖK ve ÖSYM tarihinin hiçbir döneminde bu denli laçkalaşmadı. 1973/74 yıllarında Altan Günalp'ın öncülüğünde ÜSYM kuruldu. Adı zaman içinde değişse bile 30 yıl boyunca en güvenilir kurum olma özelliğini yitirmedi. Aynı anda 67 il ve Kıbrıs'ta yaptığı sınavlarda kendilerinden kaynaklanan hiçbir şaibe olmadı. Hatta başka pek çok ülkeden eğitimciler onları örnek aldı.
AKP iktidarı ile başkanı ve yöneticileri değişen YÖK ve ÖSYM, cemaatlerin eline geçti. Eğer cemaate ait dershanelere gidiyorsanız sorular size servis ediliyor. Polis okulu sınavlarında deneme sınavı adı altında sorular çok küçük değişikliklerle kursiyerlere çözdürüldü. Durum ortaya çıkınca sınav iptal edildi. Ardından KPSS, ALES, TUS vs pek çok sınavda kopya çekildiği ortaya çıktı. Hatta Hanefi Avcı ve pek çok kişi sınavlarda kopya çekileceği ihbarı yapmalarına rağmen bilinçli olarak hiçbir önlem alınmadı. Bu ülkenin yoksul halk çocukları, polis, öğretmen, doktor olamayacak, ama cemaat mensupları olacak. Nerede kaldı 'Kul Hakkı' ? Üniversitelerimizdeki kadrolaşma olanca hızıyla ve arsız bir şekilde sürüyor.
İlk ve Ortaöğretim kurumlarımızın içinde bulunduğu sorunları, istatistiki rakamlarla sıralamaya gerek yok. Sorunlar belli.
Geçen yıl yapılan Üniversite sınavının ilkinde Yalova, Türkiye birincisi olmuştu. Bu küçümsenecek bir başarı değildi. Ama abartılmaması gerekiyordu. Devam eden bir maçta gol atarak öne geçmek gibi bir şeydi. Kitlesel başarı elbette önemlidir. Örneğin bu sene 100 puan üzerinden 15 puan alanların başarılı sayılacağı bir sınavda Yalova yine derece yapacaktır. Sıra yerleştirme sınavına geldiğinde sıkıntılar var. Bunların çözülebilmesi için 'laf' değil, 'projeler' üretilmesi gerekiyor.
Yalova küçük bir kent. İki oda, bir salon. İçerisinde yaşayan herkes birbirini tanıyor. Bu kentin eğitimde başarısının sürdürülebilirliği için eşgüdüm şart. Valisinden, öğrenci velilerine kadar.
Öğrenci velileri çocukları ödev yaparken onlara yardım etmemelidir. Çünkü bu destek eksildiği zaman çocuk bocalar. Onlara ödev yapma ve çalışma ortamı hazırlamaları yeter. Ama Matematik ya da İngilizceyi çok iyi biliyorsa dersle ilişkilendirmeden kendi sistemiyle öğretebilirler. Etkisi kanıtlanmış en iyi öğrenme yöntemi 'Sistemli Tekrar' dır. Yani öğrenilen konuyu o gün bitmeden, 7 gün sonra ve 1 ay sonra 5-10 dakika süreyle olmak üzere tekrar ele almaktır. Veliler bu süreci takip ederseler bu yeter.
Biz öğretmenler, öğrencilerin okula gelirken defter, kitap, silgi vs. getirip getirmediğini kontrol ederiz. Kaçırdığımız yer ise başka nelerle okula gelip gelmedikleridir. Onların aile özlemleri, hasretleri, endişeleri, beklentileri, kaygıları pek takip edilmez. Oysa bunlar anlaşılmadan eğitim ve öğretim gerçekleşmez. Biraz empati başarının temel koşuludur.
Onların eksikliklerini eleştirmek, başkalarıyla kıyaslamak, 'biz sizin yaşınızdayken' demek yerine yaptıklarını övmek, bireysel farklılığını anlamak ve çağın artık değiştiğini kabul etmek en doğru yaklaşım olacaktır.
Eğitim İş Yalova İl Temsilciliği olarak şunu söylüyoruz: Konu Yalova'da eğitim çıtasının yükseltilmesi olunca siyasal ayrışmalar bitmelidir. Başarısını kanıtlamış, bürokrat ve yöneticilerimiz hangi düşünceye sahip olurlarsa olsunlar haksız yere görevlerinden alınıyorlarsa tepkimizi göstermeliyiz. 2010-2011 eğitim-öğretim yılının var olan sorunlara akılcı ve kalıcı çözümlerin üretildiği bir yıl olması dileklerimizle, öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve tüm eğitim çalışanlarımıza başarılı bir eğitim-öğretim dönemi diliyoruz."