Çiçek ve tarih kokar Koru Beldesi..
Koru Beldesi'nin tarihi Bizans İmparatorluğu dönemine kadar uzanır. Beldeye o tarihte, Rumca 'güzel orman' anlamına gelen 'Kuri' ismini vermişlerdir.
Bizans İmparatorluğu döneminde, kraliçenin annesi Eudoksia'nın sarayı, Deveboynu mevkiinde, liman bölgesinde olması nedeniyle, iki liman alanı ve şimdiki belde merkezi, yerleşim alanı olarak seçilmiştir.
1924 yılına kadar belde nüfusunun tamamını, yerleşik Rum nüfus oluşturmakta idi. 1924 yılında mevcut Rum nüfus ile Yunanistan'ın Selanik şehrinin, Drama ilçesinde yaşayan Türk nüfusu arasında yapılan mübadele neticesinde, belde nüfusunun tamamı Türk'lerden oluşmaktadır.
Belde, Türk nüfusun yerleşmesi ile Kuri yerine Koru adını almıştır.
Yalova'ya 13 km. uzaklıkta olan Koru Beldesi, ova ve hafif engebeli bir arazi yapısına sahip, denizi ve plajı ile şirin bir sahil beldesidir.
Küçükova'nın tamamı birinci sınıf tarım arazisidir. Samanlı dağlarından uzanıp Küçükova'yı baştanbaşa geçerek denize ulaşan dere, beldeye bir başka renk verir. Tarımsal sulamada kullanılan Doğan Dere, beldenin tek akarsuyudur.
Koru Beldesi geniş orman arazilerinin, meyve dolu ağaçların ve rengârenk çiçeklerin süslediği tam bir doğa harikasıdır.
Seracılık belde halkının önemli bir gelir kaynağını oluştururken zeytin yetiştiriciliği, bamya ve bezelye gibi tarla bitkilerinin yetiştirilmesi de yaygındır.
Kesme çiçekçiliğin cenneti olan Koru Beldesi, yazlık turizmin son derece hareketli olduğu bir köşemizdir.