HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK
Zafer Veli Değer
" Yazarın biyografisi "

KÜTAHYA VE ŞEHİRCİLİK

15 Ekim 2011
Okunma sayısı : 967

Ege Bölgesinde yer alan bir ildir. TUIK 2010 verilerine göre ilimizde merkez ilçeyle beraber 13 ilce, 59 belediye ve 513 köy vardir. Kuruluş tarihi kesin olarak tespit edilememekle beraber, tarihi M.Ö. 3000 yıllarına uzanmaktadır. Eski kaynaklara göre, Kütahya'nın antik çağlardaki adı Kotiaeon, Cotiaeum ve Koti şeklinde geçmektedir. İl topraklarına yerleşen en eski halk Friglerdir. M.Ö. 1200'lerde Anadolu'ya gelen Frigler, Hitit İmparatorluğunun topraklarına girdiler ve bir devlet olarak örgütlendiler. M.Ö. 676 'da Kim meler, Frigya Kralı III. Midas'ı bozguna uğratarak Kütahya ve çevresine egemen oldular. Görülen iklim Karasal iklim ve bitki örtüsü bozkırdır.

Alyattes'in Lidya Kralı olduğu dönemde Kimmer egemenliği yerini Lidya yönetimi aldı. M.Ö. 546'da Persler Lidya Ordusunun yenilgiye uğratarak Anadolu'yu istila etti. M.Ö. 334'de Biga Çayı yakınlarında Persleri yenilgiye uğratan İskender yörede üstünlük kurdu. Büyük İskender'in M.Ö. 323'te ölümü ile Kütahya ve yöresi komutanlarından Antigonos'a geçti. M.Ö. 133'de Roma yönetimine girdi. Piskoposluk merkezi haline getirildi.

1071'de Malazgirt Savaşı'nda Alp Arslan'a yenilen Bizans İmparatoru Romanus Diogenes'de tutsaklık dönüşü Kütahya'ya getirildi ve gözleri kör edildi. 1078'de Anadolu Selçuklu Devletini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah Kütahya'yı da ele geçirdi. 1097'de Haçlıların saldırısına uğradı. II. Kılıç Arslan kaybedilen topraklarla birlikte Kütahya'yı geri aldı. 1277'de II. Gıyaseddin Keyhüsrev Kütahya yöresini Germiyanoğlu Süleyman Şah kızı Devlet Hatun'u Osmanlı Sultanı I. Murat'ın oğlu Yıldırım Bayezid'a verdi. (1381) Germi yan oğulları Beyliğinin toprakları Devlet Hatun'un çeyizi olarak Osmanlılara verildi. (Kütahya ve çevresi dahil) 1402 Ankara Savaşında, Bayezid'i ağır bir yenilgiye uğratan Timur, Kütahya'yı alarak II. Yakup Bey'e geri verdi. Kütahya daha sonra Osmanlılara geçti ve Sancak Merkezi oldu.

Sultan II. Beyazıt'ın zamanında Şah İsmail yanlısı Şahkulu Kütahya'da ayaklandı. Bu isyan 1511 yılında bastırıldı. 19. yüzyıl'da Osmanlı Devletine başkaldıran Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu Kütahya'yı işgal etti. Sultan II. Mahmut ile imzalanan Kütahya Antlaşması ile Mısır askerleri Kütahya'yı terk etti.

Kütahya 1867'de Hüdavendigar Vilayetine bağlı bir sancak merkezi iken, II. Meşrutiyetten sonra bağımsız bir sancak oldu. Milli Mücadele yıllarında, Ocak 1921'de Çerkez Ethem düzenli ordu çatışmasına sahne olan Kütahya, 17 Temmuz 1921'de Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde TBMM Batı Cephesi ordusunun yenilmesi üzerine Yunanlıların işgaline uğradı. Büyük Taarruz'a kadar işgal altında kalan Kütahya, 30 Ağustos 1922'de kurtuldu. Kütahya 8 Ekim 1923'de Vilayet durumuna getirilmiştir. Bu bilgileri internetten öğrenebilirsiniz.

Şimdi merak ediyorsunuzdur niçin Kütahya ilini bu kadar anlattım. Anadolu üzerindeki en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu için. Kuruluşundan bu yana şehir hayatına alışık oldukları için, çok eski şehir olduklarından bazı şeyleri hazmedebildikleri için ANLATTIM.

Kütahya iline gittim, gezdim; eski bir trafik polisi olarak gözlemledim. En çok trafik düzeni beğendim; gerek araç sürücüleri, gerekse yayalar trafik ışıklarına dikkat etmeleri hoşuma gitti, herkes bir birinin hakkına çok güzel riayet ediyor. Cadde ve sokaklarda sürücüler kesinlikle çift sıra park etmiyor bunun yanı sıra sürücüler aynı cadde üzerinde karşılıklı park edip yolu daraltmıyor. DARISI BAŞIMIZA.

Başka şehirlerdeki gibi araçlar korna çalıp, hiç kimseyi rahatsız etmiyor, araçlardaki müzik sistemlerini sonuna kadar açarak insanları çıldırtmıyorlar. Yani bu şehirde korna sesi ve avaz avaz dinlenen o müzik gürültüsü yok. DARISI BAŞIMIZA.

Araç trafiğine kapatılarak sadece yaya trafiğine tahsis edilen Sevgi Yolu Caddesi üzerinde değil motorlu araç, motorsuz araç (bisiklet bile ) göremezsiniz. Bu cadde üzerinde korkusuzca yürüyüp keyfinizce alış veriş yapa bilirsiniz, çocuğunuz elinizi tutmadan özgürce yürüyebilir. DARISI BAŞIMIZA

 Şehir Merkezindeki Vazo Heykeline geldiğinizde Kütahya’nın her yerine tek vasıta ile ulaşımı sağlayan çok güzel bir ulaşım ağı kurmuşlar. Ulaşım minibüsler ile değil özel halk otobüsleri ile çok sistemli bir şekilde yapılıyor, şehir içinde minibüs yok minibüsler sadece ilçeden, il merkezine, köylerden ilçe ve il merkezine yolcu taşıyabiliyor; DARISI BAŞIMIZA.

Şehir ekonomisine, Porselen sanayi (fabrikalarının), tarımın yanı sıra Dumlupınar Üniversitesinde okuyan öğrencilerin de katkısı bulunmaktadır. Yani tipik bir öğrenci şehridir. Fakat esnaf gayet kibar. Fiyatlar, bizleri şaşırtmaya yetecek kadar ucuz. Yani öğrenciler devletten aldıkları kredilerle veya anne ve babalarının gönderdikleri ile geçinebilecek kadar ucuz; E ne diyeyim DARISI BAŞIMIZA.

Bir yerin şehir olabilmesi sadece idari taksimat ve kararlar ile olmuyor Yani sözün kısası biz daha şehir olmanın bilincine erememişik vesselam,  e nede olsa biz YALOVA ÇOCUĞUYUZ, hem de yüzde yüz Yalova Çocuğuyuz alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyiz. Lafa geldi mi? Burası Yalova başka Yalova yok deyip ders vermeye kalkarız. Fakat kendimiz hiçbir olaydan ders almak istemeyiz.

Benim bu hafta yazacaklarım bu kadar. Haftaya buluşuncaya kadar herkese sağlık sıhhatli ve mutluluk dolu kazasız bir hafta dilerim.

 

              

              

              

 

 

 

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.