Geçtiğimiz gün Yalova, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı tarafından organize edilen “Yalova’nın Geleceği Kentsel Gelişim Senaryoları ve Yol Haritası Çalıştayı”na ev sahipliği yaptı. Yalova Valisi Esengül Civelek ve Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal’ında açılışında birer konuşma yaptığı çalıştayda deyim yerindeyse iğne atsanız yere düşmedi. Belediye Başkanları, kurum müdürleri, STK temsilcileri yani herkez oradaydı. İlk konuşma Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal’dan geldi. Koçal Yalova Kongresine dayandırdığı konuşmasında 17 Ağustos Marmara Depremi sonrasında ortaya konan birlikteliğe vurgu yaptı. Diğer illere oranla çok daha hızlı toparlanmanın altında o dönemdeki herkesin ortak paydasının Yalova olmasının yattığını söyledi. Haklıydı. O dönemde gazetecilik yapan ve o atmosfere şahit olan birisi olarak bu birlikteliği kimsenin inkar etmeye hakkı olmadığını bende savunuyorum. Sonra sözü günümüze getirerek aynı birlikteliği ilin geleceğini ortaya koyacak kararları alırkende sergilememiz gerektiğini söyledi. Gelecek nesillere bırakacağımız en önemli miras olan Yalova’nın ortak akılla şekillendirilmesinin öneminin altını kalın çizgilerle çizdi. “Yalova’ya zararı olacak sanayiye kucak açmayalım” dedi.
Ardından Yalova Valisi Esengül Civelek kürsüden, “Ortak akıl” dedi. Yalova geleceğini belirlemede inisiyatifi eline almalıdır vurgusu yaptı. Yalova’nın Marmara’nın cazibe merkezi olacağını söyledi. İlimize gelecek yatırımların etkilerinin mutlaka belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Yalova’da yaşayıp gerek Belediye Başkanı Yakup Koçal’ın gerek se Yalova Valisi Esengül Civelek’in sözlerine katılmayan bir kişi gösteremezsiniz. Düşünce de hepimizin ortak paydası bu. Ama uygulama hiç böyle olmadı bu ilde. Ortak Akıl her zaman işe yaramadı. Rant, menfaat, çıkar ön plana geçtiğinde kimse Yalova’nın geleceğini önemsemedi. Bundan sonra da farklı olmayacaktır kanaatindeyim. Ortak akıl sadece söylemde kalacak. Birileri yine kendi çıkarları için bu ya da benzer toplantılarda, “Haklısınız Yalova’nın geleceği için bu yapılmalı” dediğini unutacak. Teraziye konduğunda birilerinin geleceği hep Yalova’nın geleceğinden ağır basacak. Rant, çıkar hep Ortak Akıl’a baskın olacak.
Ve biz bir kez daha sadece kendimizi kandırdığımızla kalacağız. Buna defalarca şahit olduğumdan belki de bu kadar karamsarım. Ha şimdi birisi çıkıp, “Hani 17 Ağustos sonrası bu birliktelik sağlanmıştı” diyebilir. Ama o zaman kısa vadedeki kişisel çıkarlar, Yalova’nın bir an önce normale dönmesini gerektiriyordu. Kişisel çıkarlarla bir birliktelik sağlanmıştı. Toplumsal çıkar, kişisel çıkarla aynı senkronda ilerliyordu. Ama şimdi durum daha farklı. Körfez köprüsü yapıldığında ile gelecek vasıfsız göç, Vopak’ın ya da Termik Santral’in bu ile yapacağı olumsuz etkiler kısa vadede ortaya çıkacak şeyler değil. O nedenle insanlar bunu çok önemsemeyebilir. O nedenle de uzun vadeli düşünmeyip aslında uzun vadede belki kendisi olmasada çocukları ve torunlarının bu durumdan zarar göreceğini kestiremeyebilir. “Aman banane santralden, Vopak’tan ben oralardan aldığım işe bakarım” mantığı ile hareket edebilir.
Sözün kısası ben ortak akıldan pekte umutlu değilim. Dualarım bu ilin geleceğine yön verecek bir birlikteliğin sağlanması ve ortaya konacak fikirlerin Yalova’yı daha güzel yarınlara taşıması yönünde olacak. Ama Yalova olarak bu duaya hep bir ağızdan amin diyebileceğimizden bile şüpheliyim..